Şanlıurfa'da Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde düzenlenen "Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Kentte demokrasi ve toplumsal barış" başlıklı çalıştay devam ediyor. Urfa Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinliğin ilk gün üçüncü oturumunda "Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Yerel demokrasi ve katılım" konusu ele alındı.
Jeoloji Mühendisleri Odası temsilcisi Yaşar Karadaş'ın moderatörlüğünde yapılan oturuma, Birlik Eşbaşkanı Neslihan Şedal, Mimar Betül Hüda Beyaz ve Siyaset Bilimci Zübeyt Tugay panelist olarak katıldı.
Oturumda ilk sözü alan Mimar Betül Hüda Beyaz, kentlerin salt plan ve parsel olarak değil, toplumsal ilişkilerle yeniden şekillenen mekânlar olduğunu vurguladı.
Siyaset Bilimci Zübeyt Tugay ise dünyada genel bir demokrasi krizi yaşandığını belirterek, bu krizin temelinde kapitalist sistemin yattığını ifade etti.
Oturumun son konuşmacısı Birlik Eşbaşkanı Neslihan Şedal, ulus devlet aklının yerel yönetimleri kendi zihniyetine göre şekillendirdiğini ve bu modelin halkların inançlarını, kimliklerini, dillerini ve kültürel değerlerini yok saydığını belirtti. Özellikle kadınlara ve farklı kimliklere düşman bir yapı inşa edildiğini vurgulayan Şedal, buna karşı demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir yerel yönetim modeli geliştirdiklerini ifade etti.
Şedal konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Ulus devlet aklı kadını tanımayan, farklı kimliklerin değerlerini tanımayan, çok kimlikliliği haz etmeyen, çok inançlılığa haz etmeyen bir yerel yönetimler modeli inşa etti. Bizler de bu yerel yönetimler modeline karşı yerel demokrasiyi güçlendirecek; demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yerel yönetimler modelini geliştiriyoruz. Ulus devlet aklının bizi hedef almasının, kayyum atamalarının en temel sebebi budur. En önemlisi de burada güçlü bir kadın temsiliyetinin hayata geçirilmesi, eşbaşkanlık sisteminin örülmesi, kadınların bu siyasetin öncüsü olması ve kendi yerellerine dair politika üretmesidir. Kayyumların atanmasının en temel sebeplerinden biri de budur. Kadınlar yoksa demokrasi yoktur. Farklı kimlikler yoksa demokrasi yoktur." dedi.